Filiz Fidan çini sanatını gelenekten aldığı ilhamla geleceğe taşıyor

SAKARYA (AA) - MİNE YILDIRIM - Sakarya'da yaşayan çini sanatçısı Filiz Fidan, "kültürel miras taşıyıcısı" olduğu sanatını geleneksel yöntemlerle icra ederek geçmişle gelecek arasında köprü kuruyor.

KÜLTÜR - SANAT - 27-06-2026 19:20

Lise eğitiminin ardından 1995'te Dumlupınar Üniversitesi Kütahya Meslek Yüksekokulu'nda Çini İşlemeciliği Bölümünü kazanan 50 yaşındaki Fidan'ın yolu üniversite yıllarında, UNESCO tarafından 2009'da "Yaşayan İnsan Hazinesi" ödülü verilen çini ustası Mehmet Gürsoy ile İsmail Yiğit ve Mehmet Koçer'le kesişti.

Geleneksel yöntemlerle çini sanatını öğrenen ve mezun olduktan sonra 2 yıl İznik Vakfı Çini Atölyesi'nde çalışan Fidan, Sakarya Üniversitesinde formasyon eğitimi aldı.

Evlenip çocuk sahibi olmasının ardından çalışma hayatına 15 yıl ara veren Fidan, 2016'da çocuklarını resim kursuna kaydettirmek için geldiği Adapazarı Yenikent Halk Eğitimi Merkezi'nde çini alanında usta öğreticiliği teklifini kabul etti.

Sanatını geleneksel yöntemlerle icra eden Fidan'dan eğitim alan kursiyerler, hem sosyalleşiyor hem de yaptıkları ürünlerin satışından gelir elde ediyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığınca yok olma tehlikesi altındaki geleneksel sanatları icra eden somut olmayan kültürel miras taşıyıcılarına verilen sanatçı tanıtım kartına 2024'te sahip olan Fidan, çini sanatını geleceğe aktarmak için sergi ve eğitimler düzenliyor.

Fidan, 4-12 Temmuz'da Sakarya'da düzenlenecek Türkiye Kültür Yolu Festivali'nde bir eseri ve atölye çalışmalarıyla yer alacak.

- "Sevmesek bu iş yapılmaz"

Filiz Fidan, AA muhabirine, işini severek yaptığını söyledi.

Üniversiteden mezun olduktan sonra çalıştığı vakıfın kendisine değerler kattığını belirten Fidan, "Çiniyi sevmesek bu iş yapılmaz, sabır işidir. Sakin, sessiz ve dingin şekilde yapılması gerekir. Gönül vermeyenler yapmakta zorlanır." dedi.

Fidan, ortamın ve sanatın sakinliği dolayısıyla çiniyi daha çok orta yaş üzeri kişilerin tercih ettiğini dile getirerek "Çini kadim ve eski sanattır. Uygulamaları çok farklıdır, arkadaşlarımızla gerçekten sakin ve huzurlu hissederek çalışmalarımızı yapıyoruz. Çini çalışırken sıkılmaya gelmez, sıkıldığın zaman fırçayı bırakman gerekiyor. Böyle olduğunda 10-15 dakika terapi yapar gibi aramızda konuşma ve sohbet oluyor, daha sonra yapacağımız işleri birbirimizden fikir alarak yapıyoruz." diye konuştu.

Çini sanatının kısa sürede öğrenilemeyeceğini, aşama aşama belirli seviyeye gelindiğini anlatan Fidan, "Gençlerimiz de çini yapmak istiyor ama hemen sonuca ulaşmak istedikleri için sabırlı davranamıyorlar. Kursa geldiklerinde sabırla bu işe başlamamız gerektiğini söylüyorum. Fırça kullanmak sanattır, boyamanın incelikleri vardır. Bunları öğrenmek zaman alıyor. Gençlerin bu sanata yönelmesini istiyoruz. Çini yaparken insan dış dünyayla bağlantısını tamamen koparıyor gibi... Bazen boyama yaparken nefesimizi tutuyoruz, belirli bir alanı boyadıktan sonra bırakıyoruz. Bunlar insana huzur veriyor." ifadelerini kullandı.

Fidan, Türkiye Kültür Yolu Festivali'nde yer alacak olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek "Sakarya'nın bu festivale katılması gerçekten sevindirici çünkü biz de sanatçı olarak Türkiye genelinde hem ilimizi hem kendimizi hem de sanatımızı tanıtmak istiyoruz. İnşallah workshoplarla (atölye çalışmaları) çocuklara ve insanlara sanatı tanıtıp sevdirebilirim." dedi.

- "Emekli olduktan sonra boş zamanımı değerlendirmek için çiniye başladım"

Kursiyer 65 yaşındaki Mehmet Sait Serdar Akıncı da İstanbul'da reklamcılık sektöründen emekli olduktan sonra Sakarya'ya taşındığını belirterek boş zamanını değerlendirmek için kız kardeşi sayesinde çini kursuna kayıt yaptırdığını söyledi.

Yaklaşık 8 yıldır çiniyle ilgilendiğini, zamanla kendini geliştirdiğini anlatan Akıncı, "Buranın en eskilerinden biriyim, gelmeye devam ediyorum. Hem sosyalleşiyorum hem de yaptıklarımı satıyorum. Bunun için hoşuma gidiyor." ifadelerini kullandı.

Akıncı, çiniyle daha çok kadınların ilgilendiği düşüncesinin hakim olduğunu ancak erkeklerin de bu uğraşı yapabileceğini dile getirerek "Vaktimizi doğru değerlendirmek için hareket ediyoruz. 3-4 seneden beri sergi düşüncem var. Büyük işler yapmayı seviyorum, küçük ürünlerle uğraşmıyorum." diye konuştu.

Günün Diğer Haberleri