Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülzade Uysal’ın yürütücülüğünü üstlendiği proje, TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Modülü kapsamında desteklenmeye hak kazandı. ‘11-14 Yaş Grubu Çocuklara Uygulanan Öz Şefkat Temelli Oyunlaştırma Programının Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışlarına Etkisi’ başlıklı proje ile çocuklarda öz şefkat odaklı oyunlaştırma yöntemlerinin sağlıklı yaşam alışkanlıkları üzerindeki etkilerinin ortaya konulması hedefleniyor.
Proje ekibi
Farklı üniversitelerden uzman araştırmacıların katkısıyla yürütülecek projede araştırmacı olarak SUBÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Sena Gizem Arslan, Tarsus Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü’nden Prof. Dr. Duygu Sönmez Düzkaya ve Doç. Dr. Atiye Karakul, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Doç. Dr. Pınar Göbel ve Yüksek İhtisas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Behice Belkıs Çalışkan yer alacak.
Oyunlaştırmayla sağlıklı yaşam desteği
Erken ergenlik dönemindeki çocukların gelişimsel ihtiyaçlarına odaklandıklarını belirten proje yürütücüsü Prof. Dr. Gülzade Uysal, “Projemizle 11-14 yaş grubundaki çocukların kendilerine yönelik daha şefkatli bir yaklaşım geliştirmelerini ve bu kazanımı sağlıklı yaşam davranışlarıyla ilişkilendirmelerini amaçlıyoruz. Bu doğrultuda eğlenceli ve etkileşimli bir oyunlaştırma modeli kullanacağız. Öz şefkat temelli bu yaklaşımın çocukların beslenme, fiziksel aktivite, öz bakım ve diğer sağlıklı yaşam davranışları üzerindeki etkisini ortaya koymayı hedefliyoruz” diye konuştu.
Çocuk sağlığına bütüncül katkı
Çalışmanın erken dönemde sağlıklı yaşam alışkanlıklarının desteklenmesine katkı sunacağını ifade eden Uysal, “Araştırmadan elde edeceğimiz verilerle çocukların fiziksel sağlıklarını, duygusal dayanıklılıklarını ve kendilerine yönelik olumlu tutumlarını desteklemeyi amaçlıyoruz. Proje çıktılarının koruyucu çocuk sağlığı politikalarına, okul temelli rehberlik programlarına ve gelecekte geliştirilecek toplum sağlığı müdahalelerine katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Böylece çocukların sağlıklı yaşam davranışlarını daha kalıcı hale getirmelerine yönelik uygulanabilir bir model ortaya koymayı hedefliyoruz” dedi.