KOAH’ın, akciğerlerdeki hava yollarının geri dönüşü olmayan şekilde hasar görmesi sonucu ortaya çıktığını ifade eden Aydemir, hastalığın ilerledikçe yaşam kalitesini ciddi oranda düşürdüğünü vurguladı.
“KOAH’ın En Önemli Nedeni Sigara Dumanıdır”
Prof. Dr. Aydemir, akciğerde kalıcı hasarın oluşmasındaki en kritik etkenin sigara dumanı olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Sigara içen veya pasif içici olarak tütün dumanına maruz kalan kişilerde KOAH’ı çok yüksek oranda görmekteyiz. Hastalığın ortaya çıktığında geri dönüşü mümkün değildir ve zamanla solunum yetmezliğine doğru ilerlemektedir.”
Erken dönemde sigaranın bırakılmamasının, hastalığın ağırlaşmasına neden olduğunu kaydeden Aydemir, ileri evredeki KOAH hastalarının oksijen cihazlarına bağımlı hale geldiğini ifade etti.
“KOAH, Hayat Konforunu Ciddi Şekilde Azaltan Bir Hastalıktır”
Hastalığın, günlük yaşamı büyük ölçüde kısıtladığını belirten Prof. Dr. Aydemir, KOAH’lı pek çok hastanın kablolar ve hortumlara bağlı yaşam sürdüğünü, çarşıya, pazara hatta sosyal etkinliklere katılamadığını söyledi. Bu durumun hastaları adeta “evde hapis hayatı” yaşamaya ittiğini söyledi.
“Sigara Kesin Olarak Bırakılmalıdır”
Hastalığın önlenmesinin tek yolunun sigarayı bırakmak olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aydemir şöyle devam etti:
“45–50 yaş üzerinde olup sigara içen; öksürük ve balgam şikâyeti olan herkesin mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurması gerekir. KOAH’ın tanısı oldukça basit yöntemlerle konulabilmektedir. Erken dönemde sigaranın bırakılması ve uygun tedavi ile hastaların yaşam kalitesi önemli ölçüde artırılmaktadır.”



























