İSTANBUL (AA) - Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Gastroenterolojisi Uzmanı Doç. Dr. Hasret Ayyıldız Civan, çocukluk çağı obezitesinin karaciğer yağlanmasına ve ilerleyen dönemlerde ciddi karaciğer hastalıklarına zemin hazırlayabileceğini belirtti.
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haldun Narmanlıoğlu:
"Nasıl ki vücudumuzda fazla kaloriyi aldığı zaman bir hantallık meydana gelir, hareketlerimizi kısıtlar, sağlığımızı bozarsa, veri kalorisi de bizim zihnimizi etkiliyor. Hızlı karar verebilme, derin düşünebilme, analitik düşünebilme gibi özelliklerimizi felce uğratıyor"
Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Betül Çiftçi, son yıllarda artış gösteren obezite oranlarına dikkat çekerek fazla kilonun birçok kronik hastalığın temel risk faktörlerinden biri olduğunu vurguladı. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine işaret eden Çiftçi, “Obeziteyle mücadelede dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve kaliteli uyku büyük önem taşıyor” dedi.
Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Çocuk Nefroloji Kliniği Eğitim ve İdari Sorumlusu Prof. Dr. Demet Alaygut:
"Çocukluk çağı hipertansiyonu son yıllarda belirgin şekilde artmıştır. Bunun en önemli nedeni çocukluk çağı obezitesindeki artıştır. Hareketsiz yaşam ve obezite çocuklarda hipertansiyonu artırıyor"
"Çocuklarda hipertansiyon erişkinlere göre daha sinsi seyrediyor. Baş ağrısı, halsizlik, dikkat azalması, çabuk yorulma, burun kanaması ya da görme bulanıklığı gibi belirtiler görülebilse de birçok çocukta hiçbir belirti olmayabilir. Bu nedenle rutin çocuk hekimliği kontrollerinde tansiyon ölçümü ihmal edilmemeli"
Medicana Sağlık Grubu Genel Cerrahi Bölümü'nden Prof. Dr. Ünal Sabancı:
"Cerrahi tedavi kararı, yalnızca kilo fazlalığına bakılarak verilmiyor. Hastanın metabolik durumu, eşlik eden hastalıkları ve daha önce uygulanan tedavilere verdiği yanıt dikkate alınıyor"
Medicana Kadıköy Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ünal Sabancı:
"Obezite cerrahisi sadece kilo kaybı sağlamakla kalmaz, aynı zamanda obeziteye bağlı hastalıkların kontrolünde de önemli bir rol oynar"
Sağlık Bakanlığı, obezite tedavisinde kapsamlı bir düzenlemeyi hayata geçiriyor. Yaşam değişikliği, diyet ve medikal tedavi uygulamalarını tüm birimlerde zorunlu hale getiren Bakanlık, obezite tedavi süreçlerini de adım adım takip edecek.
NKÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal:
"Meme kanseri riskini azaltmak için obeziteden korunmalı, sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeli, yağlı gıdalardan uzak durmalıyız. Haftada en az 5 gün, 20 dakikalık düzenli egzersiz, sağlığımız için son derece önemli"
Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nden Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Yavuz Onur Danacıoğlu:
"Obezite, hem hormonal dengeyi bozarak hem de inflamasyonu artırarak erkek üreme sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor"
Genel Cerrahi ve Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cemalettin Aydın:
"2035'e kadar dünya genelinde obez sayısının 1,5 milyarı aşması bekleniyor ve Türkiye'de de bu tablo benzer şekilde ilerliyor"
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alihan Oral:
"Kilo almazsanız veya kilo verip sağlıklı bir yaşam tarzına adım atarsanız, hastalıkları hayatınızdan uzak tutma şansınız var. Kilo verin, sıhhat bulun"
Bayındır İçerenköy Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Köksal Bilgen:
"Cerrahi müdahalelerin etkileri, mide boyutunu küçülterek yiyecek alımını sınırlamak, sindirimi etkileyerek vücut tarafından emilen kalori miktarını azaltmak, açlık hormonlarını dengeleyerek iştahı kontrol altına almak ve hastaların mevcut kilolarının yüzde 2030'unu kaybetmesini sağlamak"
Kanserin genetik ve çevresel nedenlerle ortaya çıktığını belirten Dr. Yenipınar, çevresel faktörlerin kanser vakalarının %90-95’inde etkili olduğunu ifade etti. Yenipınar, “Genetik faktörler önemli olsa da kanserin büyük bir kısmı çevresel faktörlerden kaynaklanıyor. Tütün kullanımı, alkol tüketimi, obezite, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve zararlı kimyasallara maruz kalma gibi faktörler, kanser oluşumunda başlıca etkenler arasında yer alıyor. Bu nedenle bireylerin yaşam tarzlarında yapacakları küçük ama etkili değişikliklerle kanser riskini ciddi şekilde azaltmaları mümkün” dedi.
İstanbul Rumeli Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Şule İnci, kanserin görülme sıklığının bireyin cinsiyeti, yaşı gibi sosyodemografik özelliklere, genetik faktörlere ve yaşam alışkanlıklarına bağlı olarak değişiklik gösterdiğini ifade etti. İnci, “Kanser riskini artıran en önemli faktörler arasında obezite, hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, enfeksiyonlar, radyasyon, toksin alımı ve hormonal dengesizlikler yer almaktadır,” diyerek sağlıklı bir yaşam tarzının önemine vurgu yaptı.
Medipol Bahçelievler Hastanesinden Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Mehdi Deniz:
"Özellikle kadınlarda meme kanseri, erkeklerde prostat kanseri, rahim kanserleri, mide, kalın bağırsak ve pankreas kanserleri obezite ile doğrudan ilişkilidir"
Medipol Mega Üniversite Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Vedat Göral:
"Sabah 68 arasında kahvaltı yapanlarda kalın bağırsak kanseri, kalp krizi, damar sertliği ve obezite gibi hastalıkların riski azalıyor"
Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Yalçın Başaran:
"Obezite tedavisi endokrinolog, diyetisyen, psikolog, fizyoterapist ve gerekirse genel cerrahın yer aldığı multidisipliner bir ekip tarafından planlanmalıdır"
Güven Hastanesi Yenidoğan ve Yenidoğan Yoğun Bakım Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Didem Aliefendioğlu:
"Yaşamlarının ilk anlarından itibaren solunum, beslenme, bağışıklık ve büyüme gibi temel yaşamsal işlevlerde desteğe gereksinim duyan bu bebeklerin, bu süreçte zarar görmelerinin önlenmesi hayati önem taşımaktadır"
Yapılan araştırmalara göre diyabet dünya çapında 530 milyondan fazla insanı etkiliyor. Hareketsizlik, dengesiz beslenme ve artan obezite ile bu sayının 2050 yılına kadar 1,3 milyara ulaşacağı öngörülüyor. Türkiye’de ise diyabetli birey sayısı 12 milyon kişiyi buluyor. Diyabetin önlem alınmadığı takdirde başta kalp ve damar hastalıkları olmak üzere birçok hastalığı da beraberinde getirebildiğine dikkat çeken Endokrinoloji ve Metabolik Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Oğuzhan Deyneli, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü kapsamında yaptığı açıklamada, sağlıklı nesiller için diyabet tedavisi ve yönetim süreçlerindeki yeniliklerin toplumun her katmanına duyurulması gerektiğinin altını çizdi.
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Müfide Nuran Akçay, ebeveynlerden çocuklarının akranlarına göre iri olması halinde hastaneye başvurmalarını önerdi.
Avustralya ve Kanada'dan araştırmacılar, işlevini tam olarak yerine getiremeyen beyin hücrelerinin insanları fazla tüketime teşvik ederek obezite ve tip 2 diyabet gibi hastalıklara yol açabildiğini tespit etti.
Türk Böbrek Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Aydın Türkmen:
"Hatalı beslenme, hareketsizlik, obezite gibi nedenlerle sonradan edinilmiş şeker hastalığı, bir diğer ifadeyle tip2 diyabet hastalarının yaklaşık yüzde 70'i, aynı zamanda yüksek tansiyon hastası"
"Kalp krizi ve felç gibi hastalıklar hem şeker hem de tansiyon hastası olan kişilerde, diyabeti olmayan yüksek tansiyonlu kişilere göre yaklaşık iki kat daha fazla görülür"
Okulların kapalı olduğu yaz döneminde, çocukların teknolojik cihazlarla ve ekranla ilişkisi de artıyor. Medicana Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Pınar Balgöz Ergül, “Dijital cihazlar ders çalışmak, ödev hazırlamak, araştırma yapmak için verimli şekilde kullanılabilir. Ancak oyun oynamak ve sosyal medyada gezinmek için kullanmak; ders çalışmanın, aktif oyun oynamanın ve arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi engelleyebilir" dedi ve ekledi: “Okul çocuklarında bilgisayar ve ekran bağımlılığı hareketsizlik ve buna bağlı obezite, dikkat eksikliği, okul başarısında düşme, planlama-organizasyon bozuklukları, uyku bozuklukları, depresyon, kaygı gibi sorunlara yol açabiliyor.”
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ali Zırh, epilepsi olgularında beyin pili tedavisi alanında çalışmalar yapıldığını belirterek, başarılı sonuçlar elde edilebilirse gelecek yıllarda beyin pilinin tedaviye iştirak edebileceğini söyledi.
İSTANBUL (AA) - Diyetisyen Seda Yağız, günümüzde birçok kişinin obezite ile mücadele ettiğine dikkati çekerek, bireylerin kilolarını nasıl koruyabileceklerini mutlaka öğrenmeleri gerektiğini vurguladı.
Türk Diyabet Vakfı Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kemal Balcı:
"Diyabetli bireyler sağlıklı beslenmeli, günde en az bir saat ve haftada en az üç gün hızlı tempolu yürüyüş yapmalı, aynı zamanda ilaçlarını düzgün kullanmalı ve doktor kontrollerini aksatmamalı"
Türkiye’de fazla antibiyotik kullanımı ve obezite ciddi hastalıklara davetiye çıkarıyor. Araştırmacı Yazar Haydar Yılmaz, Türkiye’de obezite ve antibiyotik kullanımının azaltılması için bağırsaklardaki probiyotiklerin artması gerektiğini söyledi.
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hikmet İyem:
"Yeni geliştirilen bu yöntemin geleneksel yönteme göre pek çok avantajı olması da hastaların ve doktorların tercih sebebi olmasını sağlamaktadır"
Bilecik İl Sağlık Müdürü Dr. Ferhat Damkacı, çağın yaygın hastalığı olan obezite hakkında Türkiye’nin geldiği son durumu aktararak, "İlkokul ikinci sınıf öğrencilerde; fazla kiloluluk yüzde 14.6, obezite yüzde 9.9 olarak bulunmuştur" dedi.
Kocaeli’de evinde yalnız yaşayan 70 yaşındaki obezite hastası kadın, gece düştüğü yerden kalkamadı. Gece olduğu için kimseyi rahatsız etmek istemeyen yaşlı kadın, yardım istemek için sabahı bekledi. Sabah olduğunda yakınlarına haber veren kadın, adrese gelen ekiplerce hastaneye kaldırıldı.
İÜC Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Önal:
"Genellikle çay, kahve ya da farklı içecek türleri ile sıvı ihtiyacı karşılanmaya çalışılır. Oysa en havalı içecek su. Su, kalorisiz, kafein, tatlandırıcı içermeyen vücut için en ideal sıvıdır"
İÜC Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Server Sezgin Uludağ:
"Yeterli su tüketimi, kilo vermede yaygın olarak kullanılabilir. Obezite veya diyabet gibi rahatsızlıklarımız varsa suyu ilaç gibi görebiliriz"
DÜZCE(İHA) – Fazla kiloları yüzünden başta solunum yetmezliği olmak üzere bir çok sağlık sorunu yaşayan H.D. obezite cerrahisi sonrası altı ayda 56 kilo vererek hem sağlığına hem de kendine yakışanı giymeye başladı.
Türkiye Obezite Araştırmaları Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Dilek Yazıcı:
"Bütün problemlerini kilosuna bağlayarak 'Kilo ver geçer' şeklinde söylemlerle karşılaştığı için bir daha sağlık hizmeti almak istemediğini söyleyen obeziteli bireyler var"
Pamukkale Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Araştırma Görevlisi İlkin Esen Yıldırım:
"Obeziteli bireyler hipertansiyon, kalp hastalığı, diyabet gibi rahatsızlıkların yanı sıra duygusal boşluk ve dışlanmışlık gibi zorluklar da yaşıyor"
Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet Ali Melik:
"Obezite; güçlü bir genetik yatkınlık zemini taşıyan, çevre ve yaşam biçiminin eşlik ettiği çok faktörlü kronik bir hastalıktır"
Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Doç. Dr. Murat Doğan:
"Son 12 yılda obezite sıklığı yüzde 50 artmıştır. Ayaküstü hızlı yenen fastfood gibi sağlıksız besinlerle, bitkisel liflerden fakir, aşırı yağlı beslenme şekli obeziteye yol açan önemli faktörlerdendir"
EDİRNE (AA) - Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Servet Altay, Türkiye'de, obezitenin görülme sıklığının arttığını söyledi.
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Çakır:
"(Kulak çınlamasını önlemek için) Yüksek gürültülere ani ve uzun süreli maruz kalmayın, sigara, obezite gibi önlenebilir çevresel faktörlere dikkat edin. Yüksek miktarda kahve ve kafein içeren gıdalar, enerji içecekleri tüketmeyin, alkol ve tuz tüketimini sınırlayın"
İSTANBUL (AA) - İstanbul Gelişim Üniversitesi'nden (İGÜ) Uzman Diyetisyen Münevver Başak Onat, probiyotikler üzerinde yapılan son çalışmaların, probiyotiklerin gelecek dönemde kanser, obezite ve sinir sistemi hastalıklarına da yararlı olabileceğini ortaya koyduğunu bildirdi.
Sağlık turizmi, Türkiye’nin dünyanın kanayan yarası obezite tedavisinde sunduğu yenilikçi ve kapsamlı tedavi uygulamalarıyla vites büyüttü. Yılın ilk 6 ayında sağlık turizmi gelirleri 750 milyon doları aştı. Türkiye, her yıl yaklaşık 3,4 milyon yetişkinin hayatını kaybetmesine neden olan, doğurganlığı azaltan obezitenin tedavisinde dünyanın çözüm merkezi haline geldi.
Düzce Üniversitesi Hastanesi Obezite Merkezi bireylere, dengeli beslenme ve fiziksel aktivite alışkanlıklarının kazandırılması noktasında yol gösterici oluyor.
Meme kanseri toplumda çoğunlukla kadınlarda en yaygın olarak görülen kanser tipi olduğunu belirten Tıbbi Genetik Uzmanı Prof. Dr. İlhan Sezgin, "Risk faktörleri arasında aile öyküsünde başlama yaşı, hamilelik ve doğurganlık, meme emzirme, obezite, alkol, menapoz sonrası hormon tedavisi ve radyasyona maruz kalma gibi sebepler yer almaktadır" dedi.
Diyetisyen Merve Ceren Saray, çocukluk döneminde başlayan obezite sorununun ileriki yaşlarda farklı sağlık problemlerini beraberinde getirdiğini söyledi.
18.08.2022
959
Çerez Tercihleriniz
Sitemizin çalışması için zorunlu çerezleri kullanıyoruz. İzin verirseniz
ziyaret istatistikleri ve ilgi alanınıza uygun reklam gösterimi için de
çerez kullanmak istiyoruz. Tercihinizi dilediğiniz zaman
Çerez Ayarları'ndan değiştirebilirsiniz.
Ayrıntı için Çerez Politikası ve Aydınlatma Metni.
Zorunlu Çerezler
Oturum, güvenlik ve tercihlerinizin hatırlanması için gereklidir. Bu çerezler olmadan site çalışmaz, bu yüzden kapatılamaz.
Analitik Çerezler
Hangi haberlerin okunduğunu ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamamızı sağlar. Toplu istatistik üretilir, kimliğiniz tespit edilmez.
Reklam Çerezleri
Reklamların ilgi alanınıza uygun seçilmesi ve aynı reklamın tekrar tekrar gösterilmemesi için kullanılır.